Tarih Öncesi İlk Sanatçılar

2 min


0

Dillerin nasıl doğduğunu bilmediğimiz gibi, sanatında nasıl doğduğunu bilmiyoruz. Eğer tapınak ve ev inşası, resim ve heykel yapımı veya dokuma gibi etkinlikleri sanat olarak sayarsak, dünyada sanatçının bulunmadığı tek bir topluluk yoktur.

Kimi yapıların hangi gereksinmeler sonucu dikildiğini bilmeyen birisi bu konuda iyi bir değerlendirici olamaz. Aynı şekilde bizde, hangi amaçla yapıldığını bilmediğimiz sürece geçmişin sanatını anlayamayız.

Altamira Mağarası, İspanya

Tarih öncesi ilkel topluluklarda kulübeler onları yağmurdan, rüzgârdan, güneşten ve kendilerini yaratmış olan ruhlardan korurlar; imgeler ise, onları doğal güçler kadar gerçek olan öteki güçlere karşı korurlar. Başka bir deyişle resimler ve heykeller büyüsel amaçlarla kullanılırlar.

Bu resimler insan becerisinin en eski izlerindendir, resimler 19. yy’da İspanya’da ve Güney Fransa’da mağara duvarlarında ve kayalar üzerinde ilk görüldüklerinde, arkeologlar önce canlı gibi duran ve gerçeğe çok benzeyen bu hayvanların buzul çağı insanlarınca yapılmış olabileceğine inanmamışlardır. Zamanla, bu bölgelerde bulunan kemik ve taştan yapılmış kaba araçlar; bu bizon, mamut ve ren geyiği resimlerinin, onları avlayan ve bu yüzden de onları çok iyi tanıyan kimselerin resmettiğini veya kazıdığını giderek daha kesin bir şekilde ortaya koymuştur.

Lascaux Mağarası, Fransa

Bu mağaralara girmek insana garip bir duygu verir, böylesine güç ulaşılan bir yere yalnızca buraları süslemek amacıyla gidilmiş olması düşünülemez. Ayrıca Lascaux mağarasındakiler dışında pek az yerdeki resimler net bir şekilde dağılmışlardır. Çoğunlukla birbirlerinin üzerine düzensiz bir şekilde boyanmış ya da kazınmışlardır. Bu bulguların daha iyi açıklaması, ilkel avcıların, belki de sadece zıpkınları ve taş baltalarıyla haklarından gelebildikleri bu hayvanların resimleri yaparlarsa gerçek hayvanlarında kendi güçlerine boyun eğeceğine inanıyorlardı. İlkel topluluklar arasında sanatın gördüğü işlev ancak bu şekilde açıklanabilir.

Ama şunu unutmayalım ki, bu düşünceler sanıldığı gibi bizim kendi çağımızdan fazla uzakta sayılamazlar. Mesela Romalılar, Romulus ve Romus’un bir dişi kurt tarafından emzirildiğine inanıyorlardı. Bu kurdun bronz bir heykeli Roma’da Capitol’de dururdu. Son zamanlara kadar Capitol’un merdivenleri yakınında bir kafeste canlı bir dişi kurt beslenmiştir.

Altamira Mağarası, İspanya

Birçok kabilenin bu hayvanları canlandıran maskeleri vardır, özel törenlerde bu maskeleri kullandıklarında kendileri biçim değiştirmiş, karga ve ya ayı haline dönüşmüş hissederler.

Bütün bunların sanatla pek az ilgisi olduğu söylenebilir ama gerçekte sanatı çeşitli biçimlerde etkileyen bu inanışlardır. Birçok sanat yapıtının amacı bu garip törenlerin bir parçası olmaktır ve bu durumda önemli olan şey söz konusu heykel yada resmin bizim standartlarımıza göre güzelliği değil “yarattığı etki” yani istenen büyüsel etkiyi sağlayıp sağlamadığıdır. Sanatçılar ayrıca, bu yapıtları, her biçimi, her rengin ne anlama geldiğini bilen kendi halkı için yaparlar. Sanatçılardan beklenen şey bunları değiştirmeleri değil sadece tüm bilgi ve becerilerini çalışmalarına uygulamalarıdır.


Like it? Share with your friends!

0
dadaoğlu

Haydar Dadaoğlu, Eylül 1980'de Şili'de dünyaya geldi.

0 Comments

Choose A Format
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF